İkinci Bir Çernobil Faciası mı Yaklaşıyor?

İkinci Bir Çernobil Faciası mı Yaklaşıyor?

Çernobil faciası

Çernobil faciası kimimizin bizzat aynı döneme denk geldiği, kimimizin ise sadece adını duyduğu vahim bir faciadır. İnsanlık olarak doğanın sebep olduğu felaketlerin yanında, kendi elimizden çıkan bir felaketle karşılaştık. Bu felaket, sayısı hala kesin olarak açıklanmasa da yüz binlerce insanın ölümüne yol açtı. Şimdi ise ikinci bir faciadan uzmanlar endişe ediyor. Gelin birlikte hem Çernobil faciasına göz atalım, hem de karşı karşıya olduğumuz ikinci riski inceleyelim.

Çernobil Faciasında Neler Oldu?

Takvimler 26 Nisan 1986’yı gösterdiğinde o zamanlar Sovyetler Birliği’ne dahil olan Ukrayna’nın başkenti Kiev’in, 130 kilometre kuzeyindeki Pripyat şehrinde şiddetli bir patlama meydana geldi. Karanlık gökyüzüne uzanan parlak bir ışık sütunu insanların oldukça dikkatini çekmişti. Santralde çalışan bilim insanları bile bu durumun yaşanmış olduğundan emin değildi. Fakat aslında korkulan olmuştu. Nükleer reaktörün dördüncü çekirdeği büyük bir şiddetle patlamıştı. Patlamanın ilerleyen saatlerinde, santraldeki baş mühendis -nedendir bilinmez- bunun dördüncü reaktörün çatısındaki basit bir yangın olarak değerlendirdi. Dolayısıyla korkunç bir hatayla, çok yüksek seviyelerde radyasyon sızıntısı olan reaktöre müdahale etmek için itfaiye ekipleri çağrıldı.

Çernobil Faciası, Pripyat
Çernobil Nükleer Santrali’nin uzaktan görüntüsü, Pripyat
Çernobil Facia'sının ardından
Çernobil faciası yaşandıktan sonra

Serpinti Çoğu Ülkeye Yayıldı

O zamanki hükümet yetkilileri her ne kadar bu konuyu örtbas etmeye çalışsa da radyoaktif serpinti rüzgar yoluyla diğer ülkelere doğru yola çıkmıştı bile. Serpinti Kuzey İrlanda, İngiltere ve Karadeniz’e kadar yayıldı. Bundan dolayı ülkemizde de o dönemde bazı olumsuz etkileri görüldü. Özellikle Karadeniz bölgesindeki insanlarda kanser hastalarının sayısı ve engelli doğum oranları hayli arttı.

Ani Müdahale Çabası

Hükümet yetkilileri serpintinin tüm dünyayı tehdit etmeye başladığını çok geçmeden öğrendi. Yetkililer, çok hızlı bir şekilde çözümler üretmeye çalıştı. En korkulan tehlike, radyasyonun soğutucu olarak kullanılan sulara karışıp yeraltına sızmasıydı. Bu kirli su, yeraltı suyunun büyük bir kısmını içilemez ve kirli bir hale getirebilirdi. Neyse ki, canları pahasına cesurca çalışan maden işçileri bu durumu önledi. Madencilerin yanında, enkaz temizlenmeye çalışılırken hayatını sonradan ya da o anda kaybeden birçok işçi oldu. Fakat bedeli ağır olan uzun uğraşlar sonucu nihayet enkaz temizlendi. Ayrıca daha fazla yayılmasını önlemek için reaktör, büyük ve kalın bir beton lahit ile kaplandı. Maalesef sonuç olarak 200 bin kişi doğrudan ya da dolaylı olarak hayatını kaybetti. Patlamanın ise 1945’te Hiroşima’ya atılan atom bombasının 50 katına eşit miktarda radyasyon yaydığı kayıtlara geçti.

Çernobil faciasındaki itfaiyecilerin anısına
O gece hayatını kaybeden itfaiyecilerin anısına yapılan heykeller

Günümüze Kadar Alınan Önlemler

1990 yılının Haziran ayında cesur bir bilim insanı reaktör odasına atladı. Arından reaktörün kritik hale gelme riski bulunan kısmına gadolinyum nitrat çözeltisi püskürterek hayatını tehlikeye attı. 2010 yılına gelindiğinde ise reaktörün etrafına sızıntıyı önlemesi adına ikinci bir kalkan inşa edildi. Ancak bunun da yeterli olmadığı düşünülmüş olacak ki, 2019 yılında 1.5 milyar dolarlık yeni bir çelik çatı reaktöre yerleştirildi.

Çernobil faciası sonrası yapılan çelik çatı
2019 yılında inşa edilen çelik çatı (Fotoğraf: Tim Porter)
Çernobil faciası sonrası giydirilen beton zırh
Patlamanın ardından yapılan beton zırh

İkinci Bir Çernobil Faciası Yaklaşıyor mu?

Her ne kadar üst üste belli aralarla çeşitli önlemler alınsa da, 2021 Mayıs ayının başlarında korkutucu bir gelişme yaşandı. Bilim insanları inşa edilen koruma kalkanının içinde bazı hareketlilikler tespit etti. Santralin 305/2 numaralı odasında, fisyon reaksiyonunun gerçekleştiğini belirten bir gösterge bulunuyor. Bilim insanları bu göstergenin küçük ama sürekli artan bir nötron akışını gösterdiğini belirtiyor. Yani reaktörün içinde gittikçe artan bir reaksiyon tekrar başlamış olabilir.

Şimdiki Durum Ne?

Sheffield Üniversitesi’nde nükleer malzeme kimyacısı olarak görev alan Neil Hyatt, yangını “Bir mangal çukurundaki közler gibi” ifadesiyle betimlerken, yangının bu şekilde yeniden başladığını belirtiyor. Buna ek olarak ise henüz net bir plan bulunmamakta. Hatta Ukrayna Nükleer Enerji Santrali Güvenlik Sorunları Enstitüsü’nde görev alan Maxim Saveliev durumu şu sözlerle ifade ediyor:

“Pek çok belirsizlik var ancak bir kaza olasılığını göz ardı edemeyiz.”

Maxim Saveliev

Bunun yanında Saveliev, Science dergisine verdiği bir demeçte tam olarak ne olduğunu öğrenmek için reaktörü sökmenin tehlikeli olacağını belirtti.

Çernobil faciası
Bölgeye yaklaşılmaması için koyulan levhalar

Sonuç

Nihayetinde tam olarak ne olduğunu bilmemek bir yana, düzeltmek için bile ne yapacağımızı bilmediğimiz bir durumla karşı karşıyayız. İşin kötü tarafı, bilim insanları reaksiyonun neden tekrar başladığından emin değiller. Konu hakkında kimyacı Hyatt, “Mekanizmanın ne olabileceği henüz net değil.” diyor. 2019 yılında yayınlanan “Chernobyl” isimli diziyle uzun süreden sonra tekrar popüler olan Çernobil faciası şimdi hiç de hoş olmayan bir şekilde tekrar gündeme gelmiş durumda. Aslında reaktörün yakıt hücrelerini çıkarıp depolamak için bir plan mevcut olsa da, bu ısınan köz sebebiyle operasyon askıda bekliyor. Umalım ki insanlık yeniden böyle bir afetle sınanmasın. Umalım ki, geliştirdiğimiz bu teknoloji bize bir silah gibi yeniden doğrulmasın.

Meraklıları için diziyi de şuraya bırakalım

Çernobil – Drama – beIN CONNECT

Kaynakça

Çernobil’de büyük tehlike: Nükleer reaksiyonlar yeniden başladı | NTV

Çernobil’de neler oluyor? 305/2’deki sızıntı… (haberglobal.com.tr)

Yanıt yok

  1. […] olarak bir enerji alternatifimiz daha var. İkinci bir Çernobile mi sebep olur yoksa bizi daha da ileri mi götürür bilemiyoruz. Bekleyip […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir