Robotik Çağına Doğru Büyük Adım

Robotik Çağına Doğru Büyük Adım

Çiğin teması esnasındaki gerçekleşen aydınlanma

 

  Günümüzde yapay zekanın hızla geliştiği su götürmez bir gerçek fakat akıllardaki soru şu: Bu gelişme nereye kadar sürecek? Bu sorunu cevabını tahmin etmek bir hayli zor fakat gelişmeleri göz önüne alacak olursak insansı robot denilen “Cyborg”ların gelişi pek uzak görünmüyor. Bazı gelişmeler bizleri adım adım robotik çağa götürmek üzere.

  Cyborg’larla ilgili daha detaylı bilgiye CatchTech dergimizin 7. sayısından ulaşabileceğiniz gibi ordan bir alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum:

  “Filmlerde karşımıza çıkan ‘CYBORG’ terimi aslında biyolojik ve yapay kısımları olan varlıklara verilen ‘Sibernetik Organizma’ teriminin kısaltmasıdır.
  Bir şeyin cyborg olması için insan, makine, devre, çip veya transistörün bir arada bulunması gerekiyor. Yani basit bir örnek verecek olursak ayağında veya herhangi bir uzvunda robotik protez taşıyan biri cyborg değildir. Bu tanımın gerçek olduğu, deyim yerindeyse ete bürünmüş hali: Neil Harbisson. Kendisi kayıtlara geçmiş ilk cyborg’tur.”

Dünyanın ilk sayborgu, renkleri dinleyen adam: Neil Harbisson - Sayborg

  Mikroçipler ilk olarak 1998’de bir insana implant edildi, ancak teknolojinin ticari olarak geliştirilmesi yalnızca son on yılda oldu.

   Bu doğrultuda yapılan önemli gelişmelerden birini Patrick Paumen gerçekleştirdi. Paumen, 2019 yılında elinin altına bir çip taktı. Bu çip sayesinde ödemelerini temassız kart okuyucusuna elini uzatarak gerçekleştirebiliyordu. Üstelik bu çip, taşıdığınız kredi kartından daha hafif ve bir pirinç tanesinden biraz daha büyüktü.

İmplant'ın röntgende görüntüsü

  Paumen’in bu girişimi insanlarda çip kullanımını arttıracak gibi duruyor. Walletmor isimli firma bu girişime öncü olarak çipleri satışa çıkardı. Böylece robotik çağa bir adım daha yaklaşmış olduk. Walletmor’un çıkarmış olduğu çipler bir gramdan daha hafif olup küçük bir mikroçip ve antenden oluşuyor. Çip herhangi bir güç kaynağına bağlı olmadan yerleştirildikten hemen sonra çalışmaya başlıyor. Tamamen güvenli olduğu söylenen çip yasal onayı da almış durumda. Firmanın yaklaşık 500 çip sattığı ve daha da satacağı biliniyor.

  Walletmor’un kullandığı teknoloji, yakın alan iletişimi (Near Field Communication) veya akıllı telefonlardaki temassız ödeme sistemi olan NFC‘dir. Diğer ödeme implantları, tipik olarak fiziksel temassız banka ve kredi kartlarında bulunan benzer teknoloji olan radyo frekansı tanımlamasına (Radio Frequency Identification) (RFID) dayanmaktadır.

  Walletmor firmasının Kurucu ve CEO’su Wojtek Paprota, “İmplant Rio’da sahilde bir içki, New York’ta bir kahve, Paris’te bir saç kesimi – veya yerel bakkalınız için ödeme yapmak için kullanılabilir” diyor. “Temassız ödemenin kabul edildiği her yerde kullanılabilir.”

  Bu çiplerin ilerleyen dönemlerde kullanım alanlarının yüksek ihtimal artacağı bilinmekte. Bu fikir insanları korkutsa da Paumen’in vücudunda kapıları açmaya yarayan, temassız ödeme yapmasını sağlayan ve mıknatıs görevi gören 32 adet çip bulunmakta. Avrupa’da yapılan ve 4000 kişiden fazla katılımcının olduğu ankete göre; tüketicilerin %51’i, belirli kriterlere uyması koşuluyla, tıpkı Paumen’in elinde  bulunan mıknatıs çiplerden biri gibi, ödeme yapmak için ellerine yerleştirilen bir mikroçipi kullanmayı düşüneceklerini söylüyor.

 

Luisa Wawrzinek tarafından bu konuyla ilgili yapılmış belgeseli yukardaki videoya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir