Türkiye’de Mars’ı Hissetmek: Salda Gölü

Türkiye’de Mars’ı Hissetmek: Salda Gölü

Bugünkü bilgilerimize göre Dünya, yaşamı destekleyen tek gezegen. Bu yüzden yerküre dışında yaşam arayışları; bilimcileri, yaşam için en uygun gezegen olan Mars’a yönlendiriyor. Bu sayede bilimciler, Mars üzerindeki araştırmalarına hız veriyor. İşte, sahip olduğumuz eşsiz güzellik Salda Gölü de bu araştırmalara destek olacak.

Sen ise ”Mars nasıl bir yerdir acaba?” diye düşünüyorsan eğer, cevabı çok da uzaklarda arama değerli okuyucu. Burdur’un Yeşilova ilçesine yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta yer alan, 184-185 metreyle Türkiye’nin en derin gölü olmasının yanı sıra, Mars’a benzer özellikleriyle de bilinen, ormanlık tepeler ve ovalarla çevrili eşsiz güzellik Salda Gölü’nü kesinlikle ziyaret etmelisin. ”Bir gölü bu kadar eşsiz yapan nedir?” diye soracak olursanız eğer, şöyle izah edeyim sizlere: 18 Şubat 2021 tarihinde, başarıyla Mars yüzeyine iniş yapan 5. araç olan Perseverance üzerinde çalışan NASA’dan uzmanlar, bu göle gelerek incelemelerde bulundular. Çünkü Salda Gölü, Perseverance’ın indiği Mars havzası olan Jezero Krateri’ne mineralojik ve jeolojik olarak büyük benzerlikler taşıyor. ”Nasıl?” sorusunu yönelttiğini duyar gibiyim. Merak etme, cevabı ilerleyen satırlarda saklı.

Dünya’da bulunan ve Mars gezegeninin özelliklerini taşıyan iki yerden birisi: Göller Bölgesi’nde yer alan Salda Gölü veya Maldivler’e gönderme yapan yerel ismiyle “Saldivler”.

Yaşam Arayışında Salda Gölü, NASA'ya Işık Tutuyor

Salda Gölü (solda) ve Mars

Bütün dünya, NASA’nın Perseverance uzay mekiğinin Mars yolculuğunu takip ederken, NASA gözünü Salda Gölü’ne dikti. Çünkü Perseverance, Mars’ın yüzeyini araştırırken, Kızıl Gezegen’de yaşamın izlerini arayan bilim insanları, Salda Gölü’ndeki verileri kullanıyorlar. Böylelikle Mars’a yönelik sorulara yanıt bulmayı amaçlıyor.

Şöyle ki; NASA’nın Perseverance aracını indirmeyi planladığı konum, Jezero adlı bir kraterdi. Yaşam arayışına çıkılan 240 günlük serüvende Jezero, Mars yüzeyindeki mutlak uğrak noktalarından biri olmalıydı. Çünkü Mars’ta bir zamanlar suyun olduğuna dair kanıtlara ulaşan araştırmacılar, suyun bulunabileceği potansiyel noktaları ararken Jezero Krateri’nin diğer birçok konuma göre su izlerine ve buna bağlı olarak, belki de yaşamın izlerine rastlayabileceğimiz yüksek potansiyele sahip yerlerden biri olduğunu düşündüler.

Kraterin içine hiçbir insan ayak basmamış olsa da, araştırmacıların Dünya’daki benzer bir manzara sayesinde ne bekleyebilecekleri konusunda Salda Gölü sayesinde bazı fikirleri var. 

Salda Gölü ve Jezero Krateri Arasındaki İlişki

Jezero Krateri, Mars’ın kuzeybatı tarafında bulunan, 45 kilometre çapa sahip antik bir meteor krateridir. Aslında Jezero, bir meteor kraterinin içerisindeki daha küçük bir meteor krateridir. Ama en kritik özelliği, bir zamanlar içerisinde bir gölü barındırdığının düşünülmesidir.

Jezero Krateri, Mars - Salda Gölü, Dünya

NASA’daki araştırmacılar, Jezero Krateri’ne inmeden önce nasıl bir ortamla karşılaşacaklarına dair Dünya’dan örnekler aramışlar. Bunun sonucunda karşılarına Türkiye’den Salda Gölü çıkmış. Türkiye’nin güneybatısındaki bir gölün, Mars’taki bir kraterle nasıl bir ortak noktası olabilir ki diye düşünebilirsiniz. Fakat Salda Gölü’nün jeolojik evrimi sonucunda oluşan ve günümüze kadar uzanan karbonat mineralince zengin yapısı, çeşitli mineral ve bileşiklerin birleşerek deltalar oluşturduğu Dünya’daki tek göl olması, onu NASA’nın ilgi odağı haline getiriyor. 

Araştırmacılar Salda Gölü’nün özellikleri öğrendiğinde, gölün Jezero Krateri hakkında çok değerli bilgiler sunabileceğinin farkına vardılar. Çünkü ikisi de benzer bir jeomorfolojik yapıya sahipti. Peki, Jezero’nun jeomorfolojik verilerine nasıl ulaştılar ? Bu soru, NASA’nın Mars Yörünge Kâşifi‘nden (MRO) gelen veriler doğrultusunda cevaplandırıldı. Böylece, Jezero’nun bir zamanlar Mars’ta yer alan eski bir gölün kıyı şeridinde yer aldığından şüphelendiler. Bununla birlikte araştırmacılar, şüpheleri doğrularcasına aynı yerde mineral ve karbonat karışımlarını andıran izler tespit etti.

Eğer Jezero Krateri su ile dolu olsaydı, kabaca bu şekilde gözükürdü.

Araştırmalar 2019'da Yapıldı

Tüm düşüncelerin sınanması adına NASA, Salda Gölü’nde bir saha çalışması gerçekleştirmeyi planladı. Bölgenin çeşitli özelliklerini kayda alacak araştırmacılar görevlendirdi. Purdue Üniversitesi’nde gezegen bilimci ve Perseverance bilim ekibinin üyesi olan Briony Horga ve İstanbul Teknik Üniversitesinde çalışan öğretim elemanlarının da yer aldığı bir araştırma ekibi, 2019 yılının yaz aylarında Salda Gölü’nde incelemeler gerçekleştirdi. Jezero’da yaşam arayışına rehberlik etmek için Salda Gölü’ndeki mikrobiyal ve jeolojik süreçleri daha iyi anlamayı amaçladı.

Araştırmacılar, NASA’nın Mars Keşif Gezgini’nden alınan verileri kullanarak, bilim adamlarının eski bir gölün kıyı şeridi olduğuna inandıkları Jezero Krateri’nin batı kenarlarında bir su havzası mineralleri ve muhtemelen karbonat karışımı tespit etti.

Jezero Krateri'ndeki mineralleri gösteren, sonradan renklendirilmiş bir fotoğraf. Yeşil renkler, karbonat minerallerini gösteriyor (bunlar, Dünya'daki yaşam izlerini ve fosilleri hapseden önemli zaman kapsülleri gibi davranırlar). Kırmızılar, karbonat içerikli kayalardan akan olivin kumlarını gösteriyor. Fotoğraf, NASA'nın Mars Reconnaissance Orbiter uydusu tarafından, Compact Reconnaissance Imaging Spectrometer for Mars (CRISM) ve Context Camera (CTX) cihazları kullanılarak çekildi.

Bu Serüvende Perseverance'in Rolü

Her şeyden önce Salda, şu anda Dünya’da var olduğunu bildiğimiz tek karbonat minerali birikimli göl. Önemi ise; Mars’a iniş yapan Perseverance’ın görevi arasında, Mars yüzeyinde antik veya güncel yaşam izleri aramak. Aracın 4 ana görevini sıralayacak olursak: 

  • Gezegenin mikrobik yaşanabilirliğini incelemek,
  • Canlılık tarafından bırakılan biyoizleri tespit etmek,
  • Kaya ve toprak örnekleri almak,
  • Mars atmosferinde oksijen üretilip üretilemeyeceğini test etmek.

Bu görevleri yapabilmesi için seçilen Jezero Krateri’nin, antik bir gölü içerisinde barındırdığı düşünülmekte. Öyle ki, gölün bir tarafından girdiği görülen bir nehre ait izleri taşıyor; diğer tarafından ise suyun boşalmasını sağlayan bir diğer antik nehrin izleri var.

Jezero Krateri, Isidis Planitia adı verilen bir ovanın içerisinde. Bu ova, günümüzden 3.9 milyar yıl önce oluştu ve Mars yüzeyinde oluşan son ova.

Daire, iniş alanını gösteriyor. Bu kraterin, eskiden devasa bir göl olduğu düşünülmekte. Sol üst köşede, dairenin hemen solunda gördüğünüz kıvrımlı bölge, antik bir nehir yatağı olabilir. Yani Perseverance, bir nehir deltasına iniş yaptı.

Daha da yaklaşırsak, coğrafya derslerinde öğrendiğiniz deltayı daha iyi görebiliyor musunuz? Perseverance, bu eliptik bölgenin doğusunda kalan daha düz alana iniş yaptı.

Perseverance için temel mantık şu:

Göl varsa, su var demektir. Nehir varsa, enerji ve madde akışı var demektir. Delta varsa, zengin mineral çökeltileri var demektir.

Perseverance’ın kazdığı Mars’taki toprak şu an saklanıyor ve 2031’de iki robotik görev ile birlikte Dünya’ya getirilmesi bekleniyor. Tüm bunların, yaşam potansiyeli için harika bir reçete olduğunu söyleyebiliriz.

Jeolojik ve Mineralojik Açıdan İnceleyelim

Mikrobiyalitler

Salda Gölü etrafındaki hidromanyezit birikintiler, eskiden var olan mikrobiyalit isimli çökeltilerin aşınmasıyla oluşmuş olabilirler. Mikrobiyalitler, cansız adacıklar değildir; mikroskobik canlılar tarafından üretilen atıklar ve bu canlıların ölü bedenlerinin asırlar boyu üst üste birikmesiyle oluşan, “canlı kalıntısı olan” kayaçlardır. İşte bu hidromanyezit birikintiler, Jezero Krateri’ndeki karbonat mineralleri ile benzerdir.

Mikrobiyalitlerin bazı kısımlarının biyolojik aktiviteye bağlı olarak aşındığı gözlemlenmekte. Bu aşınma sonucunda, tabanda tıpkı mercan resiflerine benzer bir görünüm sergiliyorlar. Eğer Jezero Krateri’ndeki göl fiziko-kimyasal bakımdan Salda Gölü’ne benzerlik gösteriyorsa, krater yüzeyinde ve/veya yüzeye yakın derinliklerde mikrobiyalitlere benzer yapılar ile karşılaşılması söz konusu.

Salda Gölü'ndeki eski mikrobiyalit adası
Sol tarafta, Salda Gölü'nden alınan antik bir mikrobiyalit görülüyor. Sağ tarafta ise 1 metre kadar derinlikte bulunan, modern bir mikrobiyalit görülüyor. Sağdaki kayacın üzerindeki sarı-yeşil film, an itibariyle bu kaya üzerinde yaşamakta olan mikrobik canlılardır. Bunlar, hidromanyezit birikintileri oluştururlar.
Kayaç Zenginliği

Salda Gölü’nün etrafındaki kaya yatağı ve gölün etrafını saran sahil şeridi, farklı kökenlere sahip çeşitli çökeltileri bünyesinde barındırıyor.

NASA’nın Perseverance aracını da gözleyen, Mars yörüngesinde dönen Mars Reconnaissance Orbiter uydusuyla yapılan incelemelerde, Jezero Krateri’nin yakınlarındaki deltanın batı yatağında olası karbonat birikimler ve su kaynaklı olabilecek minerallerin gözlenmesi, kraterin bir zamanlar göl içerdiğine dair kanıtları güçlendiriyor. 

Bu fotoğraf, Salda Gölü'nün çok daha fazla suya sahip olduğu zamanlardan kalma çökeltileri göstermektedir. Göl küçüldükçe ve jeolojik zamanlar geçtikçe, alüvyonlu birikintiler açığa çıkmıştır. Buradaki farklı katmanlar, farklı jeolojik dönemlerde biriken farklı büyüklük ve tipteki kayaçları yansıtmaktadır. İşte Perseverance aracı, Mars üzerinde bu tür kayaç katmanları arayacaktır.

Sonuca Gelecek Olursak;

Salda Gölü, Mars’ta aranan yaşam arayışı için araştırmacılara en doğru yön gösterebilecek değerli bir parça. Yapılan tüm bu gözlemler, araştırmacıların sordukları sorulara daha etkili bir cevap alabilmelerini sağlıyor.

Öte yandan, bu bilimsel önemi nedeniyle Salda Gölü’ne ziyarete gelen turistlerin ve gölün çevresi için alınan imarlaşma kararlarından dolayı, Türkiye sınırları içerisinde bulunan bu eşsiz güzelliğin yok edilme riski ne yazık ki gün geçtikçe artıyor. Yani şu anda Salda Gölü, risk altındaki doğal güzelliklerimizden biri diyebiliriz ancak bunu kurtarmak bizlerin elinde. Sadece ülkemiz sınırları içerisinde bulunuyor diye değil. Aynı zamanda insanlığın en önemli varoluşsal hedeflerinin arasında yer alan uzaya açılma görevleri için de önem arz ediyor olmasından ötürü.                                             

Umarım, aslında ne kadar çok doğal güzelliklere sahip olduğumuzun farkına en kısa sürede varırız. Sözlerimi noktalarken senden ricam ise şudur değerli okuyucu: Salda Gölü ile birlikte tüm tabiata sevgiyle sahip çıkalım ve doğal zenginliklerimizi kaybetmek için değil korumak için savaşalım..

Merak edenlere ve izlemek isteyenlere..

Teknoloji ile Kalın, Bizimle Kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir